Öğrencinin Matematikte Özgüveni Nasıl Kazandırılır?
"Ben matematikten anlamıyorum" cümlesi, pek çok öğrencinin kendine dair kurduğu ama çoğu zaman doğru olmayan bir inançtır. Bu inanç genellikle tek bir kötü sınav sonucundan değil, üst üste yaşanan küçük başarısızlıkların bıraktığı izden doğar.
Başarısızlık Hissi Nereden Geliyor?
Bir öğrenci, anlamadığı bir konunun üzerine yeni bir konu eklendiğinde, ikisini birden anlamakta zorlanır. Bu durum birkaç kez tekrarlandığında öğrenci, sorunun kendisinde ("ben beceremiyorum") olduğunu düşünmeye başlar; oysa sorun genellikle sıralamada veya hızdadır.
Doğru Seviyeden Başlamanın Gücü
Bir öğrenciyi, gerçekten sağlam olduğu noktadan başlatmak, ilk birkaç haftada bile fark edilir bir değişim yaratabilir. Kolay geldiği için değil, gerçekten anlaşıldığı için doğru cevap verebilmek, öğrencinin kendine olan güvenini yeniden inşa etmesini sağlar.
Küçük Başarıların Biriktirilmesi
Özgüven, tek bir büyük başarıdan değil, art arda gelen küçük başarılardan oluşur. Bir konuyu tamamladığını görmek, bir soru tipini artık rahatça çözebildiğini fark etmek, öğrencinin "belki de yapabiliyorum" düşüncesine geçmesini sağlar.
Birebir Eğitimin Buradaki Rolü
Birebir eğitim, öğrencinin hızını ve eksiklerini gizlemesine gerek bırakmadığı için, bu küçük başarıların fark edilmesini kolaylaştırır. Öğretmen, öğrencinin ne zaman gerçekten rahatladığını görebilir ve bunu öğrenciye de yansıtabilir: "Geçen hafta zorlandığın bu soru tipini şimdi kendin çözdün."
Matematikte özgüven, yetenekle değil, doğru yerden başlamak ve ilerlemeyi görebilmekle ilgilidir. Bu da sabırlı, düzenli ve öğrenciye özel bir sürecin doğal bir sonucudur.